DARBELER
Kartal

Türkiye Cumhuriyeti tarihi diğer anlamıyla da askeri darbeler tarihidir.
Şimdiye kadar yapılan,planlanan,kalkışılan darbelerin hepsi askeri nitelikli olduğu için sivil bir darbenin olabileceğine öyle insanları inandırmak kolay değildir.
Aradan bir CHP çıkıp AKP için işte bunlar sivil darbe yapacaklar dese de,bu tam olarak doğru bile olsa siz Türkiye halklarını buna inandıramazsınız.
Nedeni çok açık,sivil darbe geleneği Türkiye de hem yok,şimdiye kadar hem de gerekçeleri,temelleri yoktu.Objektif şartlarının olmadığı kanaati hakimdir.
Bir yerde  darbe gibi önemli bir şeyler olacaksa,nedenleri ve kimlerin yapacağı yönündeki bilgiler güçlü ve ispatlı olmalıdır.
Son günlerdeki AKP’ li parti yetkililerin konuşmalarına iyi bakıldığında şimdilik özellikle askeri darbelerin şatları kaldırılmış gibi.
En son ortaya çıkan darbe planlarına,İmam Tayyip’in darbe hazırlığı demesi,Başbuğ’un asker oyunlarının planları diyerek sert çıkarak” deli saçmaları “ demesi gerçekten de böyle bir hazırlığın varlığını sanki gösterir gibi.(Geçmişte kalmış bir hazırlık)
Öyle gözüküyor ki;İmam’ın böylesine korkusuz konuşması tüm istihbarat teşkilatlarını,askeri,polisi,önemli askeri güçlerin tümünü ele geçirmiş gibi gösteriyor.
Tayyip,açık ve net biçimde AKP’nin dışında herkese meydan okumaya başladı.
Açık söylemek gerekirse şimdiye kadar bu kadar cesaretli bir başbakan Cumhuriyet sonrası hiç görmemiştik.Muhalefet partileri de görmediği için,sivil darbeden bahis eder duruma geldiler.AKP’nin şimdiye kadar ki yönetimine kadar,hep askeri darbelerden bahis edilirdi.
Sivil darbeler yazınsal hayatımıza yeni girmiş sayılır,veya ben yeni duyuyorum.
Ortada plan,program,işaret,düşman,dost o kadar çok ki,her gün yatağa giderken uyandığımız da,acaba hangi planlar ortaya çıkacak,kimlerin darbe planları var,kozmetik(kozmik) odalardaki aramalar ne oldu gibi,gündeme ne oturacak heyecanı bizleri uykusuz bırakır oldu.
Silivri  deki mahkemeyi artık anladık mı bilmiyorum ama buradaki gelişmeler ne olursa olsun ”gündemin birinci” maddesi olmaktan çıkmıştır.Silivri duruşma salonunun önünü kapayan basın,tasını tarağını toplayı tekrar yerlerine dönmüşlerdir.Kafasına kurşun sıkanlar,hastaneden ölenler,evden aniden ölenler,bunların nedeni ve nasılı zaten belli olduğu için kimse peşine de düşmüyor.”Alma garibin a hını çıkar ahrette,ahrette “ diye bir söz vardır,herkesin bildiğini sanıyorum.Bu kafasına kurşun sıkanlar,binlerce insanın beynine kurşun sıka,sıka bunu kanıksayan katillerdir.Ne diyelim,yapma bulma dünyası.Kürtlerin ahı tutmuştur.
Görebildiğim kadarıyla işler İmam Tayyip’e bırakılsa;strateji belli.Tüm Türki Cumhuriyetlerle bire bir dört dörtlük ilişkiler kurulup,Türkiye’nin tekrardan Osmanlının gerçek mirasçısı olma şansını kullanmak.İslami ülkelerin hepsiyle din kökenli geniş bir işbirliğiyle ağabeylik yaparak Türkiye’yi ilerilere taşıyıp,İmam Tayyip’i de Sultan yapıp bu işi böylece tümüyle çözmek gibi bir padişahi düşüncenin varlığını görüyoruz.
Bu planı bozan tek kişi İmralı da ki “ Ebedi Sakin” olan sayın Abdullah Öcalan’dır.
O da Türkiye’nin bölünüp parçalanmasına karşı olduğunu söylediği,birlik ve beraberlikten yana lığını tekrarladığı için,yola getirip ”Sultanlık”  hedefinde bu engeli de kolay aşacaklarını düşünüyorlar.Daha da olmazsa;”  özgürlük,= sultanlık” planı varsa sonuç ne olur bilemiyoruz.Acaba önderlik “Sultanlığı” önlemek için özgürlükten vaz geçebilir mi?
Siyasette planlar,programlar,hedefler,oyunlar,bitmez,biterse siyaset bitmiş olur.
Önemli konular da fazla beyin jimnastiği hiç iyi bir şey değildir ama bizimki hani bu yazdığımız konulara tümüyle yabancı bir ülke olsa,bize kızan,hatta kardeşim sen delirttin mi diyen çok olurdu.Şimdi bakalım bizim sitelerimizi okuyan aydınlar,tüm Bin boğalılar,Güneybatılılar, onların politikacıları da var,bir azar işitir miyiz bilemiyorum.
Özetleri yapmadan geçmek istemiyorum;

  1. Bu yıl 2010 askeri darbelerin son olabilme yılıdır,yıl biterse darbeler dönemi kapanmıştır.
  2. Bu hükümet, nedeni  “ Sultanlığı” kurmak içinde olsa,Başkan Apo ya özgürlüğünü verebilir.(önerebilir)
  3. Buradan AKP’nin Kürt dostu,Başkan Apo’nın dostu sonucu çıkarılmamalıdır.
  4. AKP istemese de,Türkiye’yi bu yıl seçime sokmak için her yol  denenecektir. 
  5. Kürt sorunu her halükarda bu yıl,veya en geç gelecek yıla kadar çözülmek zorundadır.
  6. Bu çözüm,Kürtlerin,devrimcilerin,demokratların,Başkan Apo’nun düşündüğü gibi olmayacaktır.

Son söz;Atı alan Üsküdar’ı geçmek üzeredir.

24.01.2010